EĞİTİM

EĞİTİM

Hicaz Derneği olarak, dertlerine çare olmaya, yaralarını sarmaya, ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığımız mahallerde; uzun vadeli, kalıcı çözümlerin eğitim ile olabileceğinin farkındayız. Çünkü eğitimli nesiller, mutlu bir geleceğin temelini teşkil ederler.

Maddi imkânların yetersiz olması, en temel ihtiyaçların bile karşılanamamasına sebep olunca, eğitim hep ikinci sırada kalıyor. Evladının aç karnını doyurmak için veya susuzluğuna çare olabilmek için bütün enerjisini sarf eden bir baba, evladının eğitimini düşünemiyor bile. Peki, eğitim alamayan, dolayısıyla iyi bir meslek sahibi olamayan bu gençleri nasıl bir gelecek bekliyor? Ne yazık ki babasının aynısı. Bu şartlarda büyüyen çocuklar da aynı babaları gibi, sadece geçim derdine düşecek. Nesiller boyu bu şekilde devam edilmesi ve karınlarını doyurmak için sürekli, amansız ve çetin mücadeleler vermek zorunda kalınması ne acı.

Bu şekilde düşününce, kendi evladının geleceğini bir şekilde güvence altına almaya çalışan her bir ebeveyn, bu yaşananları kabullenmeyecektir.

Bu hassasiyetle bizler de Hicaz Gönüllüleri ile birlikte, gittiğimiz yerlerde, yoksullukla mücadelede eğitimin kalıcı çözüm olduğunu gördük. Eğitimin, modern çağın oldukça gerisinde kaldığı yerlerde, elimizden geldiğince, dünya standartlarına yükseltilmesi, en azından ulaşabildiğimiz çocukların hayatlarını bu anlamda birazcık değiştirebilirsek, bizim için mutluluğa vesile olacaktır.

Hicaz Derneği olarak, eğitim faaliyetlerimiz kapsamında, eğitime kalıcı eserler inşa ederek, erişebildiğimiz kadar çocuğun dünya standartlarına yakın şartlarda eğitim görmelerini sağlamayı hedefliyoruz.

Yine, onlara Kur’ân-ı Kerîm hediye ederek, gönüllerini almaya çalışıyoruz.

Sizler de inşa etmeye başladığımız Sudan’da Başkent Hartum’daki inşaatımıza katkıda bulunabilir, bir hafızın aylık ihtiyacını karşılayabilir ya da ona bir Kur’ân-ı Kerîm hediye edebilirsiniz.

Eğitime Kalıcı Eserler

Hicaz Derneği olarak bizler, yardım bölgesi olarak adlandırdığımız bölgelere; çeşitli yardım faaliyetleri ve organizasyonları icra etmek için gittiğimizde, kalıcı ve asıl çözümün eğitim olduğunu her defasında, müşahede ediyoruz. Eğitimin ise çok kapsamlı, zahmetli, organizasyon ve ekip gerektiren, sabır ve azim gerektiren bir iş olduğundan, bu yerlerde eğitimin kalitesini topyekûn değiştiremesek de en azından dünya standartlarını ve usullerini, görmelerini istiyoruz.

Bölge halkı ya da Türkiye’den giden hayırseverler tarafından yaptırılan Kur’ân Kursları ve yetimhanelerin faaliyetlerine destek veriyor; halısından mobilyasına her türlü ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz.

“Eğitime Kalıcı Eserler” faaliyetleri kapsamında, önceden belirlenen bölgelerde eğitim yuvaları inşa ediyoruz. Bu eğitim yuvalarında, daha parlak bir gelecek için, yüzlerce çocuğa barınma ve eğitim fırsatı sunmak hedefindeyiz.

Hafız Okutuyorum

Hicaz Derneği olarak, Eğitim Projeleri kapsamında, bölgelerde hafız yetiştirilmesine katkıda bulunuyoruz. Onların rahat bir şekilde hafızlık yapabilmeleri için, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılayarak, kendilerini sadece hedefleri olan hafızlıkla ilgilenmelerini temin ediyoruz. Onlara hafızlığı sevdirmek, Kur’ân-ı Kerîm’i isteyerek ve severek hıfz etmeleri için, onlar için imkânları sonuna kadar kullanmak istiyoruz.

Hamelet’ül Kur’an, yani Kur’an-ı Kerim’in taşıyıcıları olan bu gençlere, hayatları boyunca bu unvanı taşımaları ve daha nice hafızların yetişmesine vesile olmalarını temin etmek hedefindeyiz.

Kur'an-ı Kerim Hediyesi

Afrika’da “LÖH” adını verdikleri tahta parçasını, defter; bir ağaç parçasını, kalem olarak kullanan öğrenciler, mürekkep olarak da odun kömürü suyu kullanıyorlar. İşte bunlar okula başlayacak bir Afrikalı çocuğun kırtasiye malzemeleri.

Hafızlık yapacak bir talebe, hocasından duyduğu âyet-i kerîmeleri, akşamdan temizlemiş olduğu löhün üstüne yazar. Yazdıklarını ezberler ve hocasına dinletir. Akşama doğru, löhünü yıkayarak temizler, sabaha kadar löh kurur ve yeni güne hazır olur.

Tabii bu imkânı bulamayanlar da var. Kur’ân-ı Kerîm’den sureleri ezberlediği halde Kur’ân-ı Kerîm okumayı bilemeyenler, löhü de bulamayıp hocasının ağzından, dinleye dinleye ezberlemiş olanları gördük.

Onların da daha iyi şartlarda okumaya hakkı var elbette. Kalem, silgi, defter, kitap. Eğitim için gerekli, bizim yokluğunu hayal dahi edemeyeceğimiz bu malzemelerin yokluğu.

Bir hafızın Kur’ân-ı Kerîm’inin olmayışı...